22 yıldır kendisinden haber alınamayan Gıyasettin Oduncu’nun akıbeti soruldu

DİYARBAKIR- İHD ve Kayıp yakınların “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 439’uncusu gerçekleştirildi. Eylemde, 1995 yılında Diyarbakır’ın ilinde evden çıktıktan sonra kendisinde bir daha haber alınamayan Gıyasettin Oduncu’nun akıbeti soruldu.

İHD ve Kayıp yakınların “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 49’uncusu, İHD Diyarbakır Şube binasında gerçekleştirildi. Kayıpların ve 5 Temmuz’da İstanbul’da gözaltına alınan insan hakları savunucularının fotoğraflarının taşındığı eyleme İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, kayıp yakınları, ve insan hakları aktivistleri katıldı. Eylemde, 1995 yılında Diyarbakır’ın ilinde evden çıktıktan sonra kendisinde bir daha haber alınamayan Gıyasettin Oduncu’nun akıbeti soruldu.Oturma eylemi öncesi konuşan İHD Bölge Temsilcisi Abdusselam İnceören, kayıpların akıbetinin ortaya çıkıncaya dek kayıp yakınları ile birlikte adalet mücadelesi vermeye devam edeceklerini söyledi. Faillerin devlet tarafından korunduğunu söyleyen İnceören, arşivlerin açılması halinde kayıplarının akıbetinin ortaya çıkağını belirtti.

‘Adalet yerine getirilmedi, hukuk işletilmedi’

5 Temmuz 1991 yılında Diyarbakır’da bulunan evinden kendinin polis olarak tanıtan kişilerce kaçırılan ve 7 Temmuz’da Elazığ’ın Maden ilçesinde bir köprü altında işkence edilmiş cesedi bulunan HEP İl Başkanı Vedat Aydın’ın ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatan İnceören, “Vedat Aydın insan hakları savunucuydu ve mücadele veriyordu. Faili hala, sözüm ona meçhul. Adalet yine getirilmedi, hukuk işletilmedi. Kendisini saygıyla anıyoruz” diye konuştu.

‘İhbarcılar hakkında soruşturma başlatılmalı’

5 Temmuz’da İstanbul’da insan hakları savunucularının gözaltına alınmasına da tepki gösteren İnceören “Yok ihbar edilmişler. İhbarcılar hakkında soruşturma açılması gerekir. Alenen ve çok programlanıp açıklanmış bir toplantıdır. İnsan hakları savunucularının derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.” dedi.

Gıyasettin Oduncu 22 yıldır kayıp

İnceören’in ardından İHD Diyarbakır Şube yöneticisi ve Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Hasan Yalçın, 1995 yılında Diyarbakır ilinde evden ayrıldıktan sonra kendisinde bir daha haber alınamayan Gıyasettin Oduncu’nun hikayesini anlattı: Yalçın, şunları belirtti: “Derneğimize başvuran Gıyasettin Oduncu’nun eşi Aysel Oduncu’nun aktardıklarına göre; Gıyasettin Oduncu ailesi ile birlikte Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı Ormankaya köyünde ikamet etmekteydi. Gıyasettin Oduncu evli ve 3 kız çocuk babasıydı. 1986 yılında köy korucusu olmaları için, köylülere sürekli olarak baskı yapılmaya başlandı. Aynı yıl Gıyasettin Oduncu’nun babası, Lice’deki Sine köyüne bir ziyarete gittiği sırada, Sine köyünün korucuları tarafından öldürüldü. 1992 yılında tekrar köy korucusu olmaları için Ormankaya köyüne baskılar yapılmaya başlandı. Gıyasettin Oduncu’nun, bu baskılar ve daha önce babasının korucular tarafından öldürülmesi nedeniyle köyü terk edip Diyarbakır’a taşınmak zorunda kaldılar. Şehirde çok ciddi ekonomik sıkıntılar çekmeye başladılar. Gıyasettin Oduncu, ailenin geçimini sağlamak için, inşaatlarda çalışmaya başladı ancak çalışması geçimini sağlamak için yeterli değildi. 1995 yılının mayıs ayının son günlerinde Gıyasettin Oduncu eşine “arkadaşlarla göle gideğiz” diyerek bir gömlek ve bir pantolon hazırlamasını istedi. Aysel Oduncu, eşinin istemiş olduğu bir gömlek ile pantolonu bir poşete koyup kendisine verdi. Gıyasettin evden ayrıldıktan sonra aile kendisinden bir daha haber alamadı. Aile, o dönem bölgede yaşanan kötü siyasi atmosferden dolayı herhangi bir devlet kurumuna başvuru yapmadı. Olaydan 6 ay sonra kaldıkları adrese sivil giyimli, polis olduklarını söyleyen iki kişi geldi. Aysel Oduncu’ya Gıyasettin’i sordular. Aysel Oduncu, eşinin 6 aydan beri kaybolduğunu söyleyince Gıyasettin’i gidip Adapazarı‘nda almasını söyler. Aysel Oduncu, sivil giyimli polis oldukları iddia edilen iki kişi evden ayrılır ayrılmaz Sur Polis Karakoluna akrabası Sedat Dalan ile birlikte eşini sormaya giderler. Aile karakolda, olanları emniyet görevlilerine aktarır, eşini Adapazarı’nın neresinden alabileceklerini sorar. Ancak karakoldaki polisler olayla ilgili haberdar olamadıklarını ellerinde eşine ilişkin hiçbir bilgilerinin olmadığını aktarırlar. Aile bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğüne gider, emniyet aynı şeyleri tekrar eder. Aile bunun üzerine Adapazarı'na tütün satmaya giden akrabaları Veysi Oduncu’yu telefonla ararlar. Veysi Oduncu,  Adapazarı Emniyet Müdürlüğüne gidip Gıyasettin’i akıbetini sorar. Adapazarı emniyetide ellerinde bir bilginin olmadığını söyler. Olaya ilişkin 31 Mart 2003 tarihinde Diyarbakır 1 Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılır. Ancak herhangi bir sonuç alınamaz. Ailenin tüm çabalarına rağmen Gıyasettin’den haber alınamaz.

Yapılan konuşmaların ardından kaybedilenler anısına beş dakikalık oturma eylemi yapıldı.