İHD: Bölgede 9 ayda 15 bin 647 hak ihlali yaşandı

1.11.2017

DİYARBAKIR - İHD Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2017 Yılı İlk 9 Ay Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi İnsan Hakları İhlalleri Raporu”, bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı. Raporda yer alan verilere göre, 9 ayda 15 bin 647 hak ihlali yaşandı. Basın toplantısında açıklamada bulunan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici "Şiddete ve çatışmaya dayalı politikalar, gerisinde can kayıpları bırakıyor, toplumumuzda telafisi imkânsız yaralar açıyor. Neredeyse her gün insanların yaşamını yitirdiği bu süreç, barış ve çözüm umutları da maalesef tükenmiş bulunmaktadır" dedi.

İHD Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2017 Yılı İlk 9 Ay Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi İnsan Hakları İhlalleri Raporu”, Şube binasında düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı. Toplantıya İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, İHD Bölge Temsilcisi Abdusselam İnceören ve Diyarbakır Şube Yöneticisi Emin Ermin katıldı. Rapora dair hazırlanan basın metnini paylaşan Bilici, diyalog dışı çözüm yöntemlerinde ısrarın bölgede toplumsal yaşamı derinden etkileyen korkunç ve acı bir çatışma tablosu ile karşı karşıya bulunduklarını söyledi. Yaşananların 1990’lı yıllarda da yaşandığını ancak sonuç alınamadığını ifade eden Bilici, “Şiddete ve çatışmaya dayalı politikalar, gerisinde can kayıpları bırakıyor, toplumumuzda telafisi imkânsız yaralar açıyor. Neredeyse her gün insanların yaşamını yitirdiği bu süreç, barış ve çözüm umutları da maalesef tükenmiş bulunmaktadır” diye konuştu.

Bilici'nin açıklamalarından satır başları şöyle;

‘OHAL hukuk anlayışında ve adalet duygusunda tahribat meydana getirdi’
 
İnsan hakları ihlallerinin çatışma ortamının etkisiyle tırmanış gösterdiği yine bu süreçte, hukuk anlayışında ve adalet duygusunda ciddi bir tahribat meydana gelmiş bulunmaktadır. Siyasal iktidarın anti-demokratik uygulamaları karşısında muhalefet gösteren toplumsal kesimler, hapsedilmek veya ekonomik-sosyal haklarından mahrum bırakılmakla tehdit edilmektedir.Hukuk güvenliğinden yoksun ve toplumsal yaşamımızda muhalif kesimlere karşı otoriter bir baskı aracına dönüşen OHAL, bir yılın ardından 3 ay süreyle bir kez daha uzatılmıştır. Özellikle yayınlanan KHK’lerle düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, ekonomik ve sosyal haklar ile kişi özgürlüğü ve güvenliği bakımdan mağduriyet oluşturan ihlaller ortaya çıkmıştır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin göz ardı edildiği OHAL yönetimi, siyasal iktidarın keyfi uygulamalarına dönüşmüştür. 

İhraçlar, basın ve ifade özgürlüğü

Binlerce kamu çalışanı ve akademisyen, herhangi bir yargı kararı olmaksızın ve hukuki dayanaktan yoksun suçlamalarla ihraç edilmiştir. Basına yönelik ağır baskılar devam etmekte, bugün 152 gazeteci ve medya çalışanı ise halen hapishanelerde tutulmaktadır. Medya ve yayın organları kapatılmakta, gözaltı, tutuklama ve gazetecilerin haber üretmelerine yönelik engelleyici tutumlar devam etmektedir. İfade ve örgütlenme hürriyeti de, Valilikler ve Kaymakamlıklarca alınan yasaklama kararlarıyla kısıtlanmış bulunmaktadır. Diyarbakır, Van, Urfa, Batman gibi bölge illerinde açık hava toplantıları, demokratik gösteri, yürüyüş ve etkinlikler, ‘güvenlik’ gerekçe gösterilerek süresiz veya her ay yenilenerek yasaklanmaktadır. Keyfi ve hukuki dayanağı bulunmayan bu yasaklamalara karşın, anayasanın 34. Maddesinde tanınan hakkın kullanımda ise güvenlik güçleri tarafından sert müdahalelerde bulunulmakta, bu müdahaleler sırasında yurttaşlar yaralanmakta ve gözaltına alınmaktadır.

Tutuklu Vekiller ve kayyımlar

HDP Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 9 HDP’li ve 1 CHP’li milletvekilli halen hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır. Haksız bir biçimde hapishanelerde tutulan vekiller hakkında, onlarca yıla varan hapis cezası istemiyle davalar açılmış, kimi vekiller hapis cezalarına çarptırılmış, kimi vekillerin de vekillikleri düşürülmüştür. Ve şüphesiz vekillerin hapsedilmesini, çatışmaya dayalı siyasal iktidar politikalarından bağımsız olarak düşünemeyeceğimiz gibi, demokratik siyaset kanallarını tıkatan sonuçlara yol açtığını ifade edebiliriz. Yine seçmen iradesine bir müdahale olarak gördüğümüz ve çoğunluğu DBP’li belediyeler olmak üzere kayyım atamaları, süreç içerisinde devam etmiştir. Bugün itibariyle tespit ettiğimiz verilere göre, 102 DBP’li belediyeden 93’üne kayyım atandığını ve 70’i aşkın belediye eş başkanının tutuklu bulunduğunu belirtmek istiyoruz.

Hapishanlerde hak ihlalleri

OHAL ilanı ve uygulama süreciyle paralellik gösteren hapishane ihlalleri, sürgünler, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, disiplin soruşturmaları, tecrit etme, haberleşme, iletişim, aile görüşü haklarının kısıtlanması, anadili kullanma özgürlüğü gibi konularda açığa çıkmıştır. Hapishanelerdeki mahpusların mektup aracılığıyla ve gerekse de yakınlarının şubemize bizzat yaptıkları başvurularda, mahpusların sevkler sırasında çıplak arama ve fiziki işkence, tek kişilik hücrelerde tecrit etme, kelepçeli tedavi, hastane ve revire çıkarılmama gibi yaşanan mağduriyetleri ifade etmişlerdir.

'Öcalan'a tecrit insan hakları ihlalidir'

Ayrıca değinmek istediğimiz bir diğer önemli konu ise, İmralı Hapishanesinde bulunan PKK Lideri Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit uygulamalarıdır. Hükümlü mahpus statüsünde bulunan Öcalan’ın, ailesi ve avukatları ile görüştürülmemesi insan hakları ihlalidir. Hapishanelerde kişiye özgü uygulamalar, dünyanın hiçbir yerinde insan hakları anlayışı ve insancıl hukukla bağdaşmayan bir durumdur. Bu nedenle, tecrit uygulamalarına bir an önce son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. 

Kadın ve Çocuklara yönelik şiddet

Kadınlara yönelik şiddet ve katliamlar, 2017 yılının ilk 9 ayında da bölge kentlerinde devam etti. Toplumsal yaşamımızda, kadınların sözüne, yaşam biçimine tahakküm kurmanın bir tezahürü olarak karşımıza çıkan erkek şiddeti sonucu bölgemizde 9 ayda 34 kadın katledildi, 9 kadın da intihar etti. Yine şiddet sonucu 36 kadın yaralandı, 6’sı cinsel saldırıya maruz kalırken, 5’i de seks işçiliği yapmaya zorlandı. 

Aynı şekilde çocuklara yönelik şiddet ve hak ihlalleri, bu süre içerisinde devam etti. Şiddet sonucu katledilen çocukların yanı sıra yurt, okul gibi kapalı kurumlar başta olmak üzere toplumsal yaşamda çocuklara yönelik artış gösteren cinsel istismar vakaları dikkat çekmektedir. Yine çatışmalı ortamların varlık gösterdiği bölgelerde sahipsiz bırakılan patlayıcılar sonucu da, çocukların yaralanmalarına ve yaşamlarını yitirişine hala tanıklık ediyoruz. Bu yılın 9 ayındaki verilere baktığımızda, şiddet sonucu 8 çocuk katledilirken, 6 çocuk da intihar etti. 2 çocuk seks işçiliği yapmaya zorlanırken, 90 çocuk ise cinsel istismara maruz kaldı. 

Bilici'nin açıklaması ardından İHD Bölge Temsilci Abdusselam İnceröen, raporda yer alan verilere ilişkin bilançoyu paylaştı.

9 aylık raporda yer alan hak ihlalleri verilere şöyle: 
 
*Polis ve jandarma tarafından 7 kişi öldürüldü, 11 kişi yaralandı.

*Cezaevlerinde 2 kişi yaşamını yitirdi.

*"Faili meçhul" saldırılarda 6 kişi yaşamını yitirdi, 8 kişi yaralandı.

*Resmi hata ve ihlal sonucu 14 kişi yaşamını yitirdi, 161 kişi yaralandı.

*Silahlı çatışmalarda 111 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi, 223’ü de yaralandı. 361 silahlı örgüt militan yaşamını yitirdi, 5’i de yaralandı. Çatışmaların ortasında kalan 10 sivil yurttaş yaşamını yitirdi, 1 sivil yurttaş ise yaralandı. 

*Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 6'sı çocuk 7 kişi yaşamını yitirdi, 14’ü çocuk 25 kişi yaralandı.

*31 kez yüzlerce bölgeyi kapsamına alan özel güvenlik bölgesi ilan edildi ve yine onlarca bölgeyi kapsayacak şekilde 63 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

*9 kadın intihar etti. Erkek şiddeti sonucu 34 kadın yaşamını yitirdi, 36 kadın yaralandı. 6 kadın cinsel saldırıya maruz kaldı, 3 kadın seks işçiliği yapmaya zorlandı. 

*6 çocuk intihar etti. 8 çocuk katledildi, 9 çocuk yaralandı. 90 çocuk cinsel istismara maruz kaldı, 2 çocuk seks işçiliği yapmaya zorlandı. 

*25 kişi gözaltında, 133 kişi gözaltı yerleri dışında,  320 kişi hapishanelerde işkence ve kötü muamele gördü. 8 kişi ajanlık dayatmasına ve tehditlere maruz kaldı. 

*19’u çocuk 3278 kişi gözaltına alındı. 2’si çocuk 715 kişi tutuklandı. 2421 ev ve işyeri güvenlik güçleri tarafından baskına uğradı. 

*Düşüncelerinden dolayı 35 kişi adli soruşturmalara maruz kaldı, 50 kişi hakkında dava açıldı, 229 kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.

*Hapishanelerde 582 mahpus sürgün edildi. 144 mahpus sağlık hakkı ihlaline maruz kaldı.  14 mahpusun aile görüşü engellendi. 64 mahpus tecrit edildi. 42 mahpus sosyal etkinlik hakkından men edildi. 

*İş kazaları 17 işçi yaşamının yitirdi, 16’sı yaralandı. 912 kişi işten çıkarıldı. 229 kişi açığa alındı, 4028 kişi ihraç edildi. 83 kişiye idari soruşturma açıldı. 

*32 belediyeye kayyım atandı.