886. HAFTA: BEDRİ ALAĞAM’IN AKIBETİ SORULDU

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 886. haftasını, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Eyleme kayıp yakınları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve hak savunucuları katıldı. Eylemde, gözaltında zorla kaybedilenlerin ve faili meçhul saldırı sonucu katledilenlerin fotoğrafları taşındı. Bu hafta, 25 Ocak 1995 tarihinde Diyarbakır’da gözaltında kaybedilen Bedri Alağam’ın akıbeti soruldu.

İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Fırat Akdeniz, eylemde Kürtçe yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Annelerimizin gözleri, çocuklarının sağ salim geri dönmesini bekliyor. Bazı annelerimiz kapılarını hiç kapatmadı. Bugün ise annelerimiz, kayıp olan çocuklarının kemiklerini arıyor. Çocuklarının kemiklerini bulup gömmek ve yaslarını tamamlamak istiyorlar.

Hayatta yeme, içme ve sevmeye nasıl ihtiyaç duyuyorsak, ölümün de kefene, toprağa ve mezara ihtiyacı vardır. Annelerimiz ise bunun özlemiyle yıllardır mücadele ediyor. Bir an önce çocuklarının kemiklerine ulaşarak yaslarını sonlandırmak istiyorlar.”

İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Yahya Polat, Bedri Alağam’ın hikayesini Kürtçe okudu: “4 çocuk babası olan Bedri Alağam 1969 Hazro doğumludur. 1990’lı yıllarda yaşadığı Goman köyünde dayatılan koruculuğu kabul etmeyip Diyarbakır iline göç etmiştir. Diyarbakır’daki Yoğurt Pazarına yakın bir yerde kıraathane işletiyordu. 25 Ocak 1995 günü sabahında, işlettiği kıraathanenin önünde Olcay adlı bir kişinin silahlı saldırı sonucu yaralandığına tanık olur. Olay yerine gelen polisler bu saldırı gerekçesiyle Ali Günbey, Seyfettin Günbey ve soyadı bilinmeyen Mesut adlı kişileri gözaltına alır.

Aynı gün saat 10.00 sıralarında ise polisler Bedri Alağam’ı gözaltına alır ve birkaç saat sonra serbest bırakırlar. Akşam saatlerinde yeniden Bedri Alağam’ın iş yerine gelen polisler bu defa da birkaç soru sorup ayrılır. Silahlı saldırı olayının görgü tanığı Bedri Alağam aynı gün saat 22.30 sıralarında polisler tarafından yeniden gözaltına alınır. Kahve çalışanı ve Bedri’nin köylüsü olan Abdurrezak Güngörmüş Bedri Alağam’ın ailesine gözaltına alındığı bilgisini verir.

Yine aynı gün olayla ilgili olarak Hazro ilçesine bağlı Ormankaya köyüne baskın düzenleyen askerler Ferit Akçe ile Garip Eker’i gözaltına alır. Ferit Akçe korucu olduğu için aynı akşam serbest bırakılır. Bedri’nin ailesi Emniyet Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunur. Fakat emniyetten “Bedri’yi saldık’ cevabını alan aile dilekçeleri işleme konulmadan emniyet tarafından geri çevrilir.

Olayın altıncı günü Bedri dışındaki dört kişi savcılığa çıkarılır. Seyfettin Günbey ve Mesut adlı kişiler tutuklanır. Bedri Alağam’ın ailesi serbest bırakılan Ali Günbey ve Garip Eker ile görüşür. Ali ve Garib’in Bedri ile aynı yerde tutulduklarını, Bedri’nin gördüğü işkencelerden dolayı durumunun kötü olduğunu ve serbest bırakıldıklarında Bedri’nin ayrı tutulduğunu öğrenirler.

Bedri’den haber alamayan aile, 27.09.1995 tarihinde İHD Diyarbakır Şubesine başvuru da bulunarak gerekli işlemlerin yapılması ve hukuki sürecin yürütülmesi için yardım talebinde bulunur. Şubemiz konuyu Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na bildirir. Şubemiz avukatları tarafından, tutuklanan şahısların dava dosyaları üzerinde yapılan incelemelerde, Bedri’nin gözaltına alındığına dair tutanak bulunmasına rağmen salıverilmesine ait tutanak bulunmadığı, diğer şahısların serbest bırakılma tutanaklarının dosya içerisinde olduğu tespit edilir. Ayrıca incelemenin yapıldığı tarihlerde, DGM kalemi hazırlık soruşturması fihristinde de Bedri’nin adı geçmesine rağmen, daha sonraki süreçte silindiği (üzerinin karalandığı) görülür. Bu gelişmeler üzerine Algan ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapar.

Yapılan tüm başvuru ve girişimlere rağmen gözaltına alındığı tarihten bu yana Bedri ile ilgili olumlu ya da olumsuz hiçbir bilgiye ulaşılamaz ve Bedri Alağam’dan bir daha haber alınamaz.”

Şimdi de gözaltında kaybedilen Bedri Alağam ve diğer tüm kayıp ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban gidenler için 1 dakikalık oturma eylemine geçiyoruz.