888. HAFTA: MEHMET MEHDİ AKDENİZ’İN AKIBETİ SORULDU

888. HAFTA: MEHMET MEHDİ AKDENİZ’İN AKIBETİ SORULDU

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 888. haftasını, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Eyleme kayıp yakınları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve hak savunucuları katıldı. Eylemde, gözaltında zorla kaybedilenlerin ve faili meçhul saldırı sonucu katledilenlerin fotoğrafları taşındı. Bu hafta, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde 20 Şubat 1994 tarihinde gözaltında zorla kaybedilen Mehmet Mehdi Akdeniz’in akıbeti soruldu.

İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Fırat Akdeniz, eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “888 haftadır bu alanda kayıplarımızın izini sürüyoruz. Kayıplarımızın çoğu 90’lı yıllarda ailelerinin gözleri önünde zorla gözaltına alındı. O günden bu yana kendilerinden hiçbir haber alamadık. Binlerce sevdiğimiz zorla gözaltına alınıp kaybedildi.

Sevdiklerimizden Mehmet Mehdi Akdeniz de 20 Şubat 1994 tarihinde Kulp ilçesine bağlı Karaorman Köyü’ne askerlerin baskın yaptığı sırada; anne, baba, kardeşleri ve köylülerinin gözleri önünde zorla gözaltına alındı. O günden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamadı.

Her zaman söylüyoruz: Yakınlarımız kaybedildiği günden bu yana onlara olan sevgimiz ve özlemimiz hiç bitmedi. Kemiklerine ulaşıncaya ve onları defnedinceye kadar yaşam bize haramdır. Ne olursa olsun onları arama mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”

İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Berfin Elçi, Mehmet Mehdi Akdeniz’in hikayesini okudu: “Kayıp Mehmet Mehdi Akdeniz’in annesi Mevlüde Akdeniz’in anlatım ve beyanlarına göre; 20. Şubat 1994 tarihinde saat 14.30 sıralarında Kulp İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler tarafından, Akdeniz ailesinin ikamet ettiği Diyarbakır ili Kulp ilçesi Karaorman Köyüne tahminen 200 civarında asker tarafından baskın düzenlenir. Askerlerin bir kısmı köyün çevresinde beklerken, diğer bir kısmı da köyün içerisinde girer. Askerler köylülerden yiyecek ister. Köy yakma ve boşaltma olaylarının yoğun yaşandığı yıllar olması nedeniyle, köylüler korktukları için askerlerin isteklerine uymak zorunda kalır. Bu nedenle askerlerin istekleri yerine getirilir. Baskın esnasında hanelerde bulunan insanlar, askerler tarafından dışarıya çıkmaya zorlanır. 22 yaşındaki Mehmet Mehdi Akdeniz de köye bağlı Gerger (Sesveren) mezrası camisinde bulunduğu sırada alınıp köye getirilir.

Askerler, kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmaksızın tüm köylüleri köy meydanında toplar. Evler askerlerce ateşe verilir. Bir asker, elindeki kâğıttan 6 kişinin ismini okur. İsimleri okunan 18 yaşındaki İrfan Akdeniz, 22 yaşındaki Mehmet Mehdi Akdeniz, 22 yaşındaki Ziya Çiçek, 35 yaşındaki Faik Akdeniz, 35 yaşındaki Mehmet Şirin Allahverdi, 40 yaşındaki Halit Akdeniz tüm köylülerin gözlerin önünde askerler tarafından şiddete maruz kalır. Daha sonra köydeki evlerinden birisinin arkasına götürülerek kalabalıktan uzaklaştırılırlar. Köy baskınından iki saat sonra askerler 6 kişiye de yanlarına alarak bir buçuk kilometre mesafede olan komşu bir mezra da bulunan araçlara binerek Kulp ilçesine gider.

Gözaltına alınan 6 kişiden Halit, İrfan, Mehmet Şirin ve Ziya 18 gün sonra serbest bırakılır. Gözaltında bulundukları sırada aileleri başka köylere göç ettikleri için, serbest bırakılan 4 kişi ailelerinin göç ettikleri köylere gider. Ancak Ziya Çiçek, serbest bırakıldığında askere gönderilir.

Gözaltına çıkan kişiler, 5 gün boyunca Mehmet Mehdi Akdeniz ile Kulp İlçe Jandarma Komutanlığı’nda birlikte tutulduklarını ve kendilerine yoğun bir şekilde işkence ve kötü muamelede bulunulduğunu anlatırlar ve 5 gün sonra Silvan İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürülen Mehmet Mehdi Akdeniz’i bir daha görmediklerini belirtirler. 6 Kişiden Faik Akdeniz ise tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevine götürülür. Tanık beyanına göre; Silvan İlçe Jandarma Komutanlığı’nda tutulan Mehmet Mehdi Akdeniz, bir hafta tutulduktan sonra Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’na götürülür.

Yine tanık beyanına göre; Mehmet Mehdi Akdeniz Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’nda gözaltında kaybedilen Kuddusi Adıgüzel ve Mirza Ateş ile birlikte görülür. Bu tarihten sonra Mehmet Mehdi Akdeniz hakkında bir daha haber alınamaz.

Ailesi, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne çeşitli zamanlarda başvurularda bulunur. Verilen dilekçelere genellikle yazılı yanıt verilmez. Ancak 11 Mayıs 1994 tarihinde dilekçelerinden birine verilen yazılı yanıtta “Gözetim kayıtlarımızın tetkikinde ismine rastlanılmamıştır” denir. Onlarca insanın gözü önünde gözaltına alınmasına rağmen gözaltına alındığı reddedilir. Akdeniz ailesinin bundan sonraki tüm başvuruları sonuçsuz kalır. İç hukukta bir sonuca varamayan Akdeniz ailesi AİHM’ e başvurur ve ihlal kararı alır.”

Şimdi de gözaltında zorla kaybettirilen Mehmet Mehdi Akdeniz ve diğer tüm Kayıp ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban gidenler için 1 dakikalık oturma eylemine geçiyoruz.
 

İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ