891. HAFTA: HATİCE ATALAY’IN FAİLLERİ SORULDU

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 891. haftasını, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Eyleme kayıp yakınları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve hak savunucuları katıldı. Eylemde, faili meçhul ve gözaltında zorla kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Her hafta olduğu gibi birçok sivil ve çevik kuvvete bağlı kolluk görevlisi alandaki yerini aldı. Bu hafta, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 10 Eylül 1996 tarihinde katledilen Hatice Atalay’ın failleri soruldu.

İHD Diyarbakır Şube Başkan Yardımcımız Suzan Mehmetoğlu, eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “ 891 haftadır bir aradayız. Sizin de bildiğiniz üzere yıllardır bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Otuz yıl süren bu mücadelede en çok bedel ödeyenler değerli anneler olmuştur. Anneler hiçbir zaman çocuklarını, kardeşlerini ve eşlerini unutmadılar. Alanlarda onların mücadelesini sürdürdüler.

Biz de İnsan Hakları Derneği olarak annelerle birlikte bu mücadeleyi sürdürdük. Uzun yıllardır Kürt halkı üzerinde baskı ve şiddet uygulanıyor. Geçtiğimiz yıl, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2025 yılını “Aile Yılı” olarak ilan etti. Ancak görüyoruz ki en fazla kadın cinayeti ve şiddet vakası yine 2025 yılında yaşandı.

Biz kadınlara yönelik şiddetin uygulanmasını ve kadınların yaşamlarının ellerinden alınmasını istemiyoruz. Yaşadığımız ve mücadelemizi sürdürdüğümüz sürece kadınlara uygulanan şiddete karşı durmaya ve buna son vermek için mücadele etmeye devam edeceğiz.

İnsan Hakları Derneği Kadın Hakları Komisyonu olarak mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Eylem Kaya, Hatice Atalay’ın hikayesini okudu. “10 Eylül 1996 tarihinde, saat 22.00 ile 23.00 arasında Hatice Atalay, eşi ve komşuları Hatice Akkoç ile birlikte, eve yaklaşık bir kilometre mesafede bulunan ve Dicle Emniyet Müdürlüğü’nün karşısında yer alan sebze bahçelerini sulamaya gider. Sulama sırası gelen aileler, Emniyet Müdürlüğü’ne bir gün önceden bilgi vermekteydi. Atalay ailesi de öncesinde bu durum hakkında Emniyet’i bilgilendirir.

Hatice Atalay bahçeyi sulamaya başladıktan bir süre sonra, Emniyet Müdürlüğü’nün arka kısmında bulunan Ziyaret Tepesi’nde sürekli olarak konumlanan Özel Harekât Timleri tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açılır. İlk taramanın ardından bir el silah sesi duyulur, ardından tekrar seri şekilde ateş edilir. O sırada Hatice Atalay’ın eşi, Emniyet’e doğru feryat ederek silah sıkmamalarını söyleyip koşar. Ancak orada bulunan bir polis, kendisine hakaret ederek “Seni de öldüreceğiz.” diye bağırır.

Hatice Atalay’ın yaralandığını ve onu hastaneye yetiştirmek istediğini eşi o esnada polislere bildirir. Ancak Emniyet mensupları, sabah saat 06.00’ya kadar onları orada bekletir.

Hatice Atalay, olay yerinde kan kaybı nedeniyle hayatını kaybeder. Daha sonra olay yerine Cumhuriyet savcısı ve doktor getirilir. Hastanedeki işlemler tamamlandıktan sonra cenaze aileye teslim edilir.

Yürütülen soruşturma kapsamında Emniyet yetkilileri, olay yerinde herhangi bir mermi çekirdeği veya kovan bulunmadığını, bu nedenle olayla kurumsal bir ilgilerinin olmadığını beyan eder. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek dosya kapatılır.

Olay tarihinden itibaren aradan geçen süreye rağmen, etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmemiş; delillerin toplanması ve sorumluların tespiti yönünde gerekli işlemler yerine getirilmemiştir. Bu nedenle dosya, bugüne kadar faili meçhul olarak kalmıştır.

Bu olay ve sonrasında yürütülen sürecin bütünü değerlendirildiğinde, devletin yaşam hakkı ihlali karşısında etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütme yükümlülüğünü açıkça yerine getirmediği görülmektedir. Yaşam hakkına yönelik bu ağır ihlal karşısında sorumluların tespit edilmemesi, delillerin gereği gibi toplanmaması ve dosyanın kapatılması, cezasızlık pratiğinin somut örneklerindendir. Yetkili makamlara, aradan geçen süreye rağmen, maddi gerçeği ortaya çıkarma ve sorumluları cezalandırma yükümlüğünü hatırlatıyor, Hatice Atalay için tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğimizi tekrarlıyoruz.

Şimdi de; Hatice Atalay ve diğer tüm kayıp ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban gidenler için 1 dakikalık oturma eylemine geçiyoruz.

İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ