Şubemiz ve Kayıp Yakınları, “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” eyleminin 897. haftasında; Şırnak’ın Güçlükonak ilçesine bağlı Boyuncuk köyünde 1994 yılı Nisan ayında gözaltına alınan Fettah Erden’in akıbetini sordu.
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi: 27 Mayıs 1995'ten bu yana devam eden bu mücadele her koşulda tüm baskı yöntemlerine rağmen devam ediyor.
Galatasaray Meydanı'nda, Batman'da, Gülistan Caddesi Diyarbakır'da Koşuyolu Meydanı'nda, Yüksekova'da, Urfa'da her hafta kayıp yakınları,. İnsan hakları savunucuları bir araya gelerek geçmişle yüzleşme talebini tekrardan kamuoyuna dile getiriyorlar. Cumartesi insanları bu mücadeleye başlarken iki temel taleple hareket ettiler.
Bu taleplerden ilki gözaltında zorla kaybetmelerin son bulması. 90'lı yılların o ağır atmosferinde hemen hemen her gün zorla kaybedilen insanların haberlerinin dolaştığı bir ortamda bu uygulamanın son bulması için Galatasaray meydanına çıktılar.
Bir diğer talepleri ise kaybedilen insanların, kaybedilen yakınlarının akıbetinin ortaya çıkarılarak faillerin yargı önüne çıkarılmasıydı. Cumartesi insanlarının başlattığı mücadeleden bugüne bu mücadele devam ettiği sırada da ne yazık ki zorla kaybetmeler devam etti.
Geçtiğimiz hafta son 15 günlük süre içerisinde kamuoyu yoğun bir şekilde zorla kaybedilen Gülistan Doku'nun durumunu tartıştı.
Ve ortaya çıkan bazı sarsıcı gerçekler bize aslında 90'lı yıllardaki zorla kaybettirmelerle 2020 yılında Gülistan dokunun kaybedilmesi arasındaki benzerliği ortaya koydu. Gülistan dokunun zorla kaybedilmesinde kurulan organizasyonun rol modeli 90'lı yıllardaki zorla kaybetme fiilleridir.
Benzer şekilde kamu gücünü elinde bulunduran bir bürokrat yakın çevresinin işlediği bu ağır suçun gizlenmesi, soruşturulmaması Faillerin ortaya çıkmaması için çok yoğun bir çaba içerisine girdiğini çok sınırlı bir şekilde kamuoyuna yansıyan görüntülerle gördük.
İnsan hakları savunucuları ve kayıp yakınları da Gülistan'ın kaybedilişinden bu yana defaatle bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve faillerin ortaya çıkması için çağrıda bulundu. Dün Adalet Bakanı'nın bir açıklaması kamuoyuna düştü.
Gülistan Doku dosyasında ilerleyen aşamanın diğer dosyalarda Rojin Kabaiş dosyasında, Rabia dosyasında benzer şekilde bazı ilerlemelerin olabileceğini ifade etti. Bu gelişmeyi bu açıklamayı olumlu buluyoruz. Böyle olması gerekiyor. Faile bakılmaksızın işlenen ağır insan hakları ihlallerinin soruşturulması gerekiyor.
Ancak burada Ek olarak yıllardır bu meydanlarda yakınlarının akıbetini soran ailelerin de talebinin dikkate alınmasını, yıllardır sürümcemede bırakılan soruşturma dosyalarının canlandırılması gerektiğini ifade edelim. Tosun ailesi de, Gündem ailesi de, Ayşin ailesi de aynı şekilde adalet talebinde bulunuyor.
İsimlerini burada zikretmekle bitiremeyeceğimiz kayıp yakınlarımızla Adalet Bakanlığı'ndan, siyasi iktidardan benzer bir iradeyi ve benzer bir soruşturma sürecini bekliyoruz. Ancak bu şekilde geçmişle yüzleşmeyi sağlayabilir ve bu tarz ağır insan hakları ihlallerinin bir daha bu coğrafyada yaşamamasını sağlayabiliriz.
İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Berfin Elçi, Nazım Babaoğlu’nun hikayesini okudu:
Taybet Erden, eşi Fettah Erden’in zorla kaybedilmesiyle ilgili, 24 Mart 2009’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçedeki ifadesine göre;
Fettah Erden, evli ve on çocuk babasıydı, çiftçilikle uğraşıyordu. 1994 yılı Nisan ayında bir gün, ikamet etmekte olduğu Şırnak’ın Güçlükonak ilçesine bağlı Boyuncuk köyüne baskın düzenleyen Güçlükonak Jandarma Komutanlığına bağlı 50-60 asker tarafından gözaltına alındı.
Daha sonra Erden ailesinden iki kişi, Fettah Erden’i sormak için gittikleri Jandarma Komutanlığında Fettah Erden’i Mehmet Karabela ve Ertaç Önadlı iki teğmenin yanında gördüler. O günden sonra Fettah Erden’den bir daha haber alamadılar.
Erden ailesi, 2009 yılına kadar söz konusu olaydan dolayı tehdit edildikleri için herhangi bir yasal takipte bulunmadılar.
Karakolda bulunan Mehmet ve Ertaç isimli subayların aileyi ölümle tehdit etmesinin ardından Erden Ailesi İdil’e taşınmak zorunda kaldı. Ailesi, olaydan 15 yıl sonra Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na Erden’in akıbetinin araştırılması ve sorumluların yargılanması için başvurdu. “Erden’i Güçlükonak Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerlerin gözaltına aldığına dair tanıklar olduğunu, bu tanıklar esas alınarak soruşturmanın derinleştirilmesini ve suçluların tespit edilerek yargı süreci başlatılmasını isteyen” Fettah Erden’in eşi Taybet Erden’in tüm girişimlerinden bir sonuç alamadı. O tarihten beri Fettah ERDEN’den bir daha haber alınmaz.