Şubemiz ve Kayıp Yakınları, “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” eyleminin 903. haftasında; 1 Haziran 1994 tarihinde, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Vasıf Öztürk'ün akıbetini sordu.
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi: 903. haftadayız. Aynı zamanda bir bayram gününü yaşıyoruz. Uzun yıllardır bu alanlardan bu tarz özel günlerde özel günlerin kayıp yakınları için ayrıca buruk geçtiğini ifade ediyoruz. Çünkü coğrafyamızda bayramlar özellikle ilk bayramlaşanlar hep kaybettiklerimiz olmuştur. Hep ölülerimiz olmuştur. Ne yazık ki kayıp yakınları her bayramda Gidip bayramlaşacakları bir mezarın olmamasıyla hayıflanıyor ve bu mutsuzluğu yaşıyorlar. 30 yıldan fazla bir süredir bu mücadele devam ediyor.
Amacımız sadece zorla kaybedilen yurttaşları, yakınlarımızı bulmak değil. Aynı zamanda bunlara neden olanların da yargılanmasını talep ediyoruz. Bir geçmişle yüzleşme talep ediyoruz. Ve ne yazık ki bu talebimiz bu aradan geçen 30 yıllık süre içerisinde birçok kayıp yakınımızı birçok cumartesi insanını da kaybettik.
En son geçtiğimiz günlerde yıllardır oğlunun akıbetini arayan İhsan Haran'ın annesi Ganime Haran'ı kaybettik. Kendisine buradan rahmet diliyoruz. Yakınlarına başsağlığı diliyoruz kayıp yakınları olarak. Ve bayramın da tüm coğrafyamızda, tüm Orta Doğu'da, tüm dünyada Barışa vesile olmasını, kayıplarımıza aradığımız son bayram olmasını diliyoruz.
Bir sonraki bayramda artık geçmişle yüzleşildiği yurttaşların yıllardır mücadelesini sürdürdükleri bu kayıplarını buldukları ve buna sebep olanların da etkili bir mekanizmayla yargılandıkları süreçler yaşamak istiyoruz. Bu hafta sizlerle hikayesini paylaşacağımız Vasif Özürk'ün ailesi de bugün aramızda. Bugün aile bireylerinden Erol Öztürk duygularını bizimle paylaşacak. Ben şimdi sözü kendisine bırakacağım.
Daha sonra söz alan kayıp yakını Erol Öztürk şunları söyledi. Evet değerli dostlar. 903. haftada geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Tabii hepimizin yüreği buruk. Hepimizin gözü yaşlı. Hepimiz aynı kaderi paylaşıyoruz.
Faili meçhul diyoruz ama faili belli olup da belli olmayan faili meçhul kayıplar. Ben 32 yıldır babamın bir gün bir yerden çıkıp gelmesini bekliyorum.
Keza aynı şekilde altı kardeşiz ve altı kardeşin hepsi de aynı. En küçük kardeşim babam öldüğünde yoktu. Annem hamileydi ve babamı kaybettikten sonra o kardeşim doğdu, büyüdü. Çok şükür ki bugün sizler gibi dostlarla tanışıyoruz. Sizleri tanıyoruz. Biliyoruz. Yalnız olmadığımızı biliyoruz.
Daha sonra İHD Diyarbakır Şube sekreteri Fırat Akdeniz Vasıf Öztürk'ün hikayesini okudu: Evli ve yedi çocuk babası Vasıf Öztürk, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Uzunova
köyünde yaşıyordu.
1 Haziran 1994 tarihinde, Bolu Tugayı'na bağlı askerler tarafından yürütülen bir operasyon
sırasında, Kulp’a bağlı Salkım mezrasında bulunan üç köylü — Vasıf Öztürk, Cembeli
Tuncer ve Efendi Şen — gözaltına alındı.
Aynı gün çevredeki bazı köylere de askerî baskınlar yapıldı. Gözaltına alınan köylüler, gece
boyunca köyün okul binasında tutuldu. Ertesi sabah, Cembeli Tuncer ve Efendi Şen serbest
bırakıldı. Ancak Vasıf Öztürk, elleri ve gözleri bağlanarak bir askerî helikoptere bindirildi.
Kulp’a götürüleceği söylendi.
O günden sonra Vasıf Öztürk’ten bir daha haber alınamadı.
Aynı dönemde gözaltında tutulan görgü tanıkları, Vasıf Öztürk’ün Lice Jandarma
Karakolu’nda olduğunu ve işkence gördüğünü anlattı. Tanık ifadelerine göre Vasıf Öztürk,
burada 25 gün boyunca gözaltında tutuldu. Resmi kurumlar tanık ifadelerine rağmen
Öztürk’ün gözaltına alındığını inkâr etti.
Ailesi; Kulp, Lice ve Diyarbakır’daki askerî yetkililere, Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne,
Diyarbakır Valiliği’ne ve OHAL Bölge Valiliği’ne başvurdu. Ancak yapılan tüm başvurular
sonuçsuz kaldı.
14 Ekim 1994 tarihinde, OHAL Valiliği tarafından ailenin başvurusu üzerine verilen yanıtta
şu ifadelere yer verildi:
“Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’ne vermiş olduğunuz ve Valiliğimize intikal eden 26.09.1994
tarihli dilekçeniz üzerine yapılan tahkikat sonucunda; oğlunuz Vasıf Öztürk’ün herhangi bir
nedenle gözaltına alınmadığı, aranan şahıslardan olmadığı anlaşılmıştır.”
Bizler, hem kayıp yakınları hem de insan hakları savunucuları olarak, 32 yıl önce gözaltında
zorla kaybedilen Vasıf Öztürk için adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Vasıf
Öztürk’ün akıbeti açıklanana ve sorumlular hesap verene kadar mücadele etmeye devam
edeceğiz. Vasıf Öztürk için adalet istiyoruz!