Demir: Cezasızlık, hak ihlallerinin en büyük zırhı oldu

04.12.2021

Şubemiz ve kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganıyla her hafta ve kesintisiz bir şekilde sürdürdüğü hakikat ve adalet arayışı, 669. haftasını geride bıraktı. Eylemde, 1992 yılında Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde Hizbullah tarafından kaçırılarak kaybedilen Mehmet Zeki Akyıldız'ın faillerini sorduk. 

Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirilen ve kayıp resimlerinin taşındığı bu haftaki eyleme Şubemiz Yönetim Kurulu Üyeleri, Şubemiz Üyeleri, kayıp yakınları ve insan hakları aktivistleri katıldı.  

Eylemde bir konuşmada bulunan Şubemiz Başkan Yardımcısı Ezgi Sıla Demir, Siirt’te maruz kaldığı cinsel saldırı sonrasında intihar ederek yaşamına son veren İpek Er’in faili uzman çavuş Musa Orhan’ın yargılandığı davaya işaret ederek, dava sürecinde etkin bir soruşturma yürütülmediğini söyledi. Fail Musa Orhan'ın tutuklu olarak yargılanmadığını ve dün (3 Aralık 2021) görülen karar duruşmasında indirim uygulanarak nitelikli cinsel saldırıdan 10 yıl ceza verildiğini hatırlatan Demir "Cezasızlık bu coğrafyada yaşanan; çocukların yaşam hakkı ihlallerinden kadına yönelik hak ihlallerine kadar her  hak ihlalinin en büyük zırhı oldu. Olmaya da devam ediyor. Kamunun gücünü kötüye kullanan hiç bir failin etkili bir ceza aldığına şahit olmadık. Failler hakkında verilen her kararın bir sonraki aşaması verilen kararı bozmaya niyetli kararlar oldu. Musa Orhan’a kamu gücünü kötüye kullandığına dair herhangi bir ceza verilmedi. İpek Er, Orhan tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldı. Bu saldırı sonrasında intihar ederek yaşamına son verdi.  İpek göremedi ama Musa Orhan gördü ki İpek ‘sahipsiz’ değildi. Kadınlar İpek Er için adalet mücadelesinden vazgeçmeyecek” diye konuştu. 
 
Derneğimiz Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in ifade vermesi gerektiği gerekçesi ile gece evinin polisler tarafından basılmasına tepki gösteren Demir, Keskin’in adalet mücadelesinden ve hakikat arayışından vazgeçmeyen kadınların en öncü savunucularından biri olduğunu söyleyerek “Eş genel başkanımıza yönelik bu tutumu, ev baskını ile ifadeye çağrılma yöntemini kınıyoruz” dedi.

Ardından da Şubemiz Yönetim Kurulu ve Kayıp Komisyonu Üyesi Av. Derya Yıldırım, 1992 yılında Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde Hizbullah tarafından kaçırılarak kaybedilen Mehmet Zeki Akyıldız'ın hikayesini paylaştı. Yıldırım, şunları belirtti: " Mehmet Zeki Akyıldız ailesi ile birlikte Batman Merkez Beşevler Mahallesinde ikamet ediyordu. Ortaokul öğrencisi olan M Zeki Akyıldız kaçırılmadan önce de, okul dönüşlerinde sürekli hırpalanmış ve elbiseleri yırtık bir şekilde eve gelirmiş. Ancak ailesinin tüm ısrarlarına rağmen yaşadıklarını anlatmaz. Aile daha sonra Mehmet Zeki’ye, Hizbullahçılar’ın örgütlerine katılması için baskı yaptığını öğrenir. Can güvenliği nedeniyle Mehmet Zeki’nin okulu değiştirilse de, Hizbullah elemanları M. Zeki’nin peşini bırakmazlar. M. Zeki, Silvan’da ikamet eden ablasına gider. Silvan Gazi Caddesi’nde bulunan Şeyh Halil Mezarlığı’nın yanında yer alan Aslanlı burcu civarında, sivil giyinimli 2 şahıs M. Zeki’nin koluna girip zorla kaçırır. 3 gün boyunca Silvan’da tutulan Mehmet Zeki, daha sonra ‘Hizbullahçılar köyü’ olarak tanınan Yolaç (Susa) köyünde Hizbullahçılara ait olan sığınağa götürülür. O dönem sığınaktan 7 kişi kaçıp kurtulur. Aile kaçanların arasında Zeki’nin olabileceği umuduyla sevinir. Aile kaçıp kurtulanlarla yaptıkları görüşmede, kendilerinin kaçmadan 3 gün önce Sulubağ (Hüseyna) köyünden kaçırılıp sığınakta tutulan bir şahısla birlikte oğlunun sığınağa götürüldüğünü öğrenir. Aile, Hizbullahçıların çevreye saldıkları korku ve yapacakları şikâyetlerin soruşturulmaması nedeniyle herhqngi bir adli makama başvuru yapmazlar. Yıllar sonra Askerlik şubesinden kendilerine gelen celp kâğıdı üzerine M. Zeki’nin babası Askerlik Şubesine gidip oğlunun 1992 yılında Hizbullahçılar tarafından kaçırılıp kaybedildiğini söyler. Ancak askerlik şubesindeki görevliler baba Salih Akyıldız’ın sözlerine inanmaz ve ‘Oğlun PKK’ye katılmıştır. Bize gelip, Hizbullahçılar kaçırdı deme’ şeklinde karşılık verirler. Aradan geçen 29 yıla rağmen kaçırılarak kaybedilen Zeki Akyıldız’ın akıbetinin ortaya çıkartılmasını istiyoruz. Zeki Akyıldız için adalet istiyoruz. Bıkmadan, usanmadan her hafta yinelediğimiz talebimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz: Kayıplarımızı bulun ve failleri yargılayın!"  

Yapılan konuşmaların ardından, tüm kaybedilenler için oturma eylemi gerçekleştirildi.