Kayıp Yakınları Adalet Arayışı 600'üncü haftasında

08.08.2020

Gözaltında zorla kaybettirilen ve yakınlarının tüm arama çabalarına rağmen kendilerinden bir daha haber alınamayan kayıplarımız için 31 Ocak 2009 tarihinde Diyarbakır’da Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı Önünde başlattığımız “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” adlı adalet arayışımız bugün itibariyle 600. Haftasında. 

Kayıp Yakınları ve insan hakları savunucuları olarak her şart ve koşul altında 600. Haftadır sürdürdüğümüz adalet eylemimizde ısrarlı bir mücadele ile faillerden hesap sormaya, kayıplarımızın akıbetini bulmaya devam ediyoruz.

600. haftadır, Diyarbakır’daki kayıp yakınlarımızla birlikte meydanlarda, sokaklarda, adliye önlerinde adalet, hakikat ve geçmişle yüzleşme sağlanabilsin diye yetkililere kararlı bir şekilde sesleniyoruz. 

600. Haftadır, zorla kaybedilen yakınlarına bir mezar taşı yapmak için meydanları boş bırakmayıp adalet talebini haykıran annelerimizin sesine ses katıyoruz.

Vatandaşının can güvenliğinden sorumlu olan devlete 600. Haftadır, SORUYORUZ:
•    Evlerinin önünden Beyaz Toroslarla gözaltına aldığınız ve kendilerinden bir daha haber alamadığımız yakınlarımız nerede? 
•    Askeri operasyonlar sırasında yaşadığı yerlerden kopartılıp gözaltına alınan ve uzun süre gözaltı merkezlerinde işkence altında tutulup zorla kaybedilen kayıplarımızı ne yaptınız? 
•    Gözaltı merkezlerinde zorla kaybettirdiğiniz kayıplarımızın mezar yeri nerede?

600 haftadır devlete ve siyasal iktidara ısrarla soruyoruz:

•    Tüm baskı ve engellemelere rağmen adalet mücadelelerinden taviz vermeyen cumartesi insanlarımızın adalet, hakikat talebi neden görmezden geliniyor?
•    Kayıp dosyalarında bulunan tüm somut belgeler ile tanık beyanlarına karşın yargıda neden halen cezasızlık politikası sürdürülüyor?
•    Zorla kaybedilen yakınlarımızın bulunması için kurulmasını talep ettiğimiz Hakikatleri Araştırma ve İnceleme Komisyonu niçin kurulmuyor?
•    Zorla kaybedilmeyi insanlığa karşı suç olarak gören “Birleşmiş Milletlerin Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme”si Türkiye Tarafından neden halen imzalanmıyor? 

Uzun yıllardır tüm bu taleplerimize kulağını tıkayarak duyarsız kalan devlet ve siyasal iktidarlar; baskıyla, sindirmeyle ve şiddetle her fırsatta adalet, hakikat talebimize cevap oluyor. Koşuyolu yaşam hakkı anıtı önünde 2009 yılından beri sürdürdüğümüz barışçıl adalet arayışlı eylemimiz, çeşitli gerekçelerle engelleniyor. 

600. haftamızda bir kez daha devlet yetkililerine duyuruyoruz! 

Gerçek bir adalet tesis edilene kadar kayıplarımızı arama mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Türkiye, hiç kimsenin gözaltında kaybedilmediği, inkârın ve cezasızlığın son bulduğu demokratik bir hukuk devletine  dönüşünceye kadar susmayacağız. Hakikat ve adalet arayışımıza, son kayıp bulunana, son fail cezalandırılana kadar devam edeceğiz.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi 
Kayıp Komisyonu